Go to Top

1 Konu 1 Yazar: Aylin Öney Tan, ” Bir Bahar Bayramı”

Aylin Öney Tan

 

 

Bahar demek coşku demek, çiçeklerin açması, doğanın yeşermesi, hayatın yeniden canlanması demek. Karların arasından başını uzatan kardelen çiçeği, ışık gibi parlayan çiğdem demek. Anadolu’nun kadim kültürleri dört mevsimi de tam hakkıyla yaşayan bu eşsiz coğrafyada bahar kutlamalarına hep apayrı bir yer vermişler, sayfalara sığmaz bir bahar ayinleri manzumesi yazmışlar.

 

Hititlerin çiğdem festivali kuşkusuz bahar bayramlarının en çarpıcı olanı. Mart ayında günlerce süren bu bahar bayramının tam dört bin yıl öncesinden bugüne uzanan izlerini hala Anadolu’da bulmak mümkün. Karların erimeye başlayıp sapsarı çiğdemlerin baş göstermeye başladığı günlerde başlayan Hitit bahar bayramı  AN.TAH.ŠUM.(ŠAR) tam otuz sekiz gün boyunca kutlanırmış. Günümüzde İç Anadolu’da, tam da Hitit coğrafyasına karşılık gelen Sivas, Çorum gibi illerin köylerinde çocukların da katıldığı manili, şarkılı çiğdem pilavı pişirme geleneği büyük bir olasılıkla bu eski Hitit geleneğine dayanıyor. Çocuklar kırlara çıkıp topladıkları çiğdemler ile kuru bir ağaç dalını süslerler, bu süslü dal ellerinde kapı kapı dolaşıp bulgur, yağ, tuz gibi pilavın malzemelerini toplarlar. Köy meydanında pişirilen pilava çiğdem yumruları da katılır ve hep birlikte bereketli bir yıl geçmesi dileğiyle yenir.

 

Elbette Mart ayının kadim kutlaması Nevruz’un bambaşka bir önemi vardır. Nevruz deyince Nevruziye macunundan bahsetmemek olmaz. Türlü türlü baharatlarla ve balla hazırlanan Nevruz macunları bugünkü Manisa mesir macununun da atası, ama hepsinin atası kökü Orta Asya’ya dayanan ve buğday çiminden yapılan uhut, yani bir tür çimlenmiş buğday pekmezi. Çimlenme sonucu inanılmaz şekilde tatlanan buğday çimiyle birlikte dövülüyor, su ile kaynatılıyor ve çıkan öz bal rengi katı bir macun oluyor. Uhut geleneksel olarak mutlaka kadınlar tarafından yapılıyor.

 

Tüm bahar kutlamalarının en simgesel yiyeceği ise yumurtadır. Pesahtan paskalyaya, her kutlamada yumurta yeniden doğuşun simgesi olarak karşımıza çıkar. Elbette Nevruz’da da illa ki yumurta olur. Nevruz kutlamalarının en lezzetli, bir o kadar da güzel yiyeceği nergizleme olsa gerek. Nergizleme bol taze soğanlı bir yumurta salatası, lezzeti gibi güzel olan adını ise nergis çiçeğine benzer renklerinden alıyor. Taze soğan çiçeğin yemyeşil saplarıyla neredeyse tıpatıp aynı, yumurtanın sarısı ve beyazı ise tıpkı nergis çiçeği gibi. Bir de üstüne biraz sumak veya pul biber serpildi mi tam bir renk cümbüşü oluyor. Açık havada yapılan kutlamalarda yufka ekmeğe sarılarak dürüm yenince keyfine doyum olmuyor.

 

Soğan deyince Hıdrellez’in yürek çarptıran soğan falını da unutmamak gerek. Toprakta yeni biten yan yana iki taze soğanın yeşil sapları aynı hizada kesiliyor, birine ak, birine kara ip bağlanıyor. Hangi soğan daha çok uzarsa gelecek yılın ona göre geçeceğine inanılıyor; kara ip bahtı karaların, ak ip ise kısmeti açık olanların kaderini çiziyor. Hıdrellez sabahı çimlerden, yapraklardan toplanan çiğ ile yoğurt mayalanıyor, yoğurt tutarsa, tutulan dilekler de tutacak demektir, yok tutmazsa o zaman işler kesat.

 

Anadolu’nun doğudan batıya pek çok yerinde, bütün bu mesire kutlamalarında marulu pekmeze batırarak yeme adeti de vardır. Marul aslen acılık içerir, zaten kelime Latince amarula, yani acı ot anlamına gelir, köken olarak amarus/acı sözcüğünden türemedir. Bu yüzden bünyesindeki acılığı gidermek için pekmez, bal, veya sirkeli bal veya pekmeze batırılarak yenmesi çok rastlanan bir alışkanlık olagelmiş. Baharın en müthiş yemeklerinden biri ise marulla pişen kuzu kapamadır. Ama kuzu asıl Hıdrellezde veya Aya Yorgi günü olan 23 Nisan’da yenir. Elbette baharın iki büyük bayramı olan Yahudilerin Pesah ve Hıristiyanların Paskalya sofralarında kuzu ziyafetin baş tacıdır.

 

Aslında tüm bu kutlamalarda en büyük ortak nokta doğanın insanlığa sunduğu nimetlere tekrar kavuşmak ve hayat döngüsünün yinelenmesi kutsanır. Hep geleceğe dair inancı koruyarak…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

18 Yaşından büyük olduğunuzu teyit etmek için lütfen doğum tarihinizi girin.

- -


“Türkiye’de son yıllarda hızla gelişen turizm ve gastronomi sektörüne hizmet vermek amacıyla hayata geçen International Wine and Spirits Academy (IWSA) bir Mey/Diageo Türkiye kuruluşudur.

Alkollü içecekler sektörü çalışanlarının kariyer ve kişisel gelişim yolculuklarında profesyonel başarı için öncü bir kuruluş olmayı hedefleyen IWSA Fermente ve distile içecekler hakkında aranılan her türlü bilginin bulunabileceği bir eğitim ve uygulama merkezi olarak Türkiye gastronomi sektörü için büyük bir açığı da kapamayı hedeflemektedir.”