Go to Top

1 Konu 1 Yazar: Zafer Kızılkaya, Balıkların Korunan Cenneti: Gökova Körfezi

 

Dünya balık stoklarının yüzde 95’ine yakın bir miktarı aşırı avcılık ve yasadışı avcılık yüzünden tükenmiştir. Birçok stok geriye toparlayamayacak şekilde tahrip edilmiştir. Sorun sadece türlere olan baskı değildir. Kıyısal alanda çok miktarda denizel yaşam alanı gelişmenin kurbanı olmuş, şehirleşme özellikle Akdeniz kıyılarındaki baskısını artırmaya devam etmektedir. Deniz Koruma Alanları çok küçük bir yüzey alanına sahip olsa da sağlıklı denizlerin varlığının temsilcisi durumundadır. Özellikle balıkçılık aktivitelerinin yasaklandığı koruma alanları bugün hem türlerin korunması hem de sürdürülebilir balıkçılık izin vazgeçilmez öneme sahiptir.

Akdeniz Koruma Derneği (AKD), 2020 yılı dünya biyolojik çeşitlilik hedeflerinde olan: “Dünyada denize kıyısı olan ülkelerin, kendi denizel alanlarındaki önemli habitatların %10’unu deniz koruma alanı olarak ilan etmesi ve bu alanlar içerisinde en az %2’lik bir bölümün her türlü avcılığa kapalı alan olarak yönetilmesi ve korunması” yükümlülüğünün, ülkemizde yerine getirilmesinde öncü rol oynamaktadır. Bu alanda, Gökova Körfezinde Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğinin korunması ve balık stoklarının iyileştirilmesi amacıyla ilan edilen balıkçılığa kapalı, ilk koruma alanlarının belirlenmesi ve sonrasında bu alanların koruma-izleme çalışmalarının yürütülmesini halen derneğimiz üstlenmektedir. Alanda yerel halka inisiyatif verilerek, kendi kaynaklarını korumalarını teşvik edilmektedir. AKD’nin koruma çalışmalarının başında yer alan “Balıkçılığa Kapalı Deniz Koruma Alanları’nın korunması ve izlenmesi amacıyla, yerel balıkçıların görev yaptığı deniz koruculuğu sistemi”, ilgili devlet kurumlarıyla işbirliği içerisinde örnek bir deniz koruma alanı yönetimi oluşturmaktadır. Korunan alanlar içerisinde nesli tehdit altındaki türlerden Akdeniz Foku, Kum köpekbalığı ve Orfoz gibi çok nadir türler rahatça çoğalabilmekte ve beslenebilmektedir. Bu türler üzerindeki izleme programı kesintisiz devam etmektedir.

Projenin başlangıcından bu yana korunan alanlardaki balık stoklarının artışının dışarı taşması ve AKD’nin yürüttüğü diğer balıkçılık yönetimi projeleriyle hem hassas ve korunması öncelikli türlerin sayısı, hem de yerel halkın balıkçılık gelirleri %400 artmıştır. Kıyı balıkçıları ve bu grup içerisinde önemli yer tutan Kadın Balıkçılar AKD’nin öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır. Gökova Körfezi, Datça-Bozburun Yarımadaları ve Beyşehir Gölü’nde yaşayan kadın balıkçıların eğitilmesi ve yaşam standartlarının artırılması amacıyla yürütülen projelerimiz 2013 yılından bu yana “Birleşmiş Milletler Küçük Destek Programı” tarafından fonlanmaktadır. Bu çerçevede çok sayıda kadın balıkçıya, kadın hakları ve sürdürülebilir balıkçılık konusunda eğitim verilmiş ve maddi destek sağlanmıştır.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin 14 numaralı başlığı altında, “küçük ölçekli balıkçılığın desteklenmesi ve sürdürülebilir politikalarla istihdamının devamının sağlanması”, yer almaktadır. AKD, uzun yıllardır kendi başına bırakılan bu balıkçı grubunun sürdürülebilir ve katılımcı yönetimle geçim kaynaklarının iyileştirilmesi ve eğitim programlarıyla bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi konusunda önemli bir misyon sürdürmektedir. Ülkemizde yakalanan balığın %90’ndan fazlası büyük ölçekli gırgır ve trol gibi tekneler tarafından yakalansa da toplam balıkçı teknesi sayısının %90’ı küçük balıkçılara aittir ve genel pastadan aldığı küçük paya rağmen yarattığı istihdam çok yüksektir. Aşırı ve yasa dışı avcılık (çoğunlukla gırgır ve trol teknelerinin sebep olduğu), bozulan avlak sahalar, istilacı egzotik türlerin yerel türler üzerinde yarattığı olumsuz etkiler ve Doğu Akdeniz’de gözle görülür bir şekilde izlenebilen iklim değişikliği önümüzdeki on yıl içerisinde küçük balıkçılığın sonunu getirebilecek bir tehdit olarak nitelendirilmektedir. Küçük balıkçının hayatta kalabilmesi için acilen sürdürülebilir balıkçılık yönetimi ile ilgili projelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Sularımızda yaşayan ve nesli tehlike altındaki türlerin korunmasına yönelik AKD’nin başlattığı çalışmaların başarılı sonuçlarının sivil toplumla paylaşılarak, halkın bu tür koruma projelerine olan destek ve inancının artırılması da misyonumuzun temel parçalarından birisini oluşturmaktadır. Küçük balıkçıların bu konuda ciddi desteğinin sağlandığı Gökova Körfezi örneği dünyaca takdir gören bir sivil toplum projesidir.

AKD’nin mevcut üzerinde çalıştığı en önemli konu Gökova Körfezinde yaratılan başarılı örneğin, başka alanlarda da tekrar edilebilmesidir. Bu amaçla “Fethiye Körfezinde Balıkçılığa Kapalı Deniz Koruma Alanları Oluşturulması” projemiz başlamış, ardından Tehdit Altındaki Coğrafyalar (Endangered Landscape Programme) tarafından desteklenen beş yıl sürecek Gökova Körfezinden Antalya Körfezine kadar uzanan kıyı şeridinde birbiriyle bağlantılı koruma alanları yaratılması konusunda büyük ölçekli bir ekosistem restorasyonu projesine başlamıştır. İlk büyük paydaş toplantıları Fethiye bölgesinde gerçekleştirilmiştir. Bölgedeki balıkçılık yapısının sosyo-ekonomik ve fiziki durum şartları, diğer paydaşların ihtiyaçları ve alanın kendisine özel kullanım durumları göz önünde bulundurularak, daha önce yapılan bilimsel araştırmaların sonuçları ve son çalışmalarla koruma altına alınabilecek yerler önümüzdeki yıl içerisinde kararlaştırılmış olacaktır.

Aynı zaman süreci içerisinde Gökova Körfezindeki başarılı uygulamanın hem resmi kurumlar, hem de AKD’nin arkadan gelen kadrolarının eğitimi ile diğer alanlarda daha hızlı ve verimli bir yönetim planı uygulanılması bir yıllık hedefler arasında yer almaktadır. Yine bir yıl içerisinde Gökova Körfezi Ekosistem Yaklaşımlı Balıkçılık Yönetim Modeli, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından kabul edilmiş ve uygulamaya konma takviminin resmi olarak belirlenmiş olması da diğer önemli bir hedefimizi oluşturmaktadır.

Önümüzdeki bu fırsatlar ve yaratılmış güzel örnek, gelecek için önümüzde büyük umutlar oluşturmakta, devletin ilgili kurumları ve sahadaki bütün paydaşların katılımı ile yapılacak çalışmalar sadece kendi ülkemizde değil diğer Akdeniz kıyısı ülkeler de örnek olarak tekrarlanabilecektir. 2020 dünya biyolojik çeşitlilik koruma hedeflerine hiç olmadığımız kadar daha yakın olabiliriz.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

18 Yaşından büyük olduğunuzu teyit etmek için lütfen doğum tarihinizi girin.

- -


“Türkiye’de son yıllarda hızla gelişen turizm ve gastronomi sektörüne hizmet vermek amacıyla hayata geçen International Wine and Spirits Academy (IWSA) bir Mey/Diageo Türkiye kuruluşudur.

Alkollü içecekler sektörü çalışanlarının kariyer ve kişisel gelişim yolculuklarında profesyonel başarı için öncü bir kuruluş olmayı hedefleyen IWSA Fermente ve distile içecekler hakkında aranılan her türlü bilginin bulunabileceği bir eğitim ve uygulama merkezi olarak Türkiye gastronomi sektörü için büyük bir açığı da kapamayı hedeflemektedir.”