Go to Top

1 Konu 1 Yazar

Fransa’nın Bağları Büklüm Büklüm Yolları

Fransa denilince aklınıza ne geliyor, bilmiyorum ama aklım yeme – içmeye, eğlenceye daha çok çalıştığı için gözümün önünde şahane soslar, iyi kızartılmış tavuklar, peynirler ve tabii ki şaraplar uçuşuyor. Burgonya’da Rue De Grand Cru’yu yürüyerek geçirdiğim 6 günden sonra buna bir de olağanüstü ‘doğal peyzajı’ ekledim. Turistler bu yolu otomobille ya da bisiklet ile gidiyor. Ama ben yürüdüm! Mustafa Oğuz ve Jeffi Medina da bu yürüyüşte bana eşlik etti. Milan …Devamını Oku

1 Konu 1 Yazar: Ercüment Büyükşener, Dijital Gastronomi Mümkün Mü?

Eskiler hep der ya “Eski köye yeni adet getirme” diye, işte şu an tam da yeni adetleri, yeni düzeni ve yeni kavramları konuşma zamanı. Üstelik bu yeni adetler küresel bir köy olan dünyayı değiştirmeye devam ederken… Dijital araç ve gereçlerin hayatımıza girmesiyle önce iletişim alışkanlıklarımız değişmeye başladı. İletişim alışkanlıkları ve beklentiler değiştikçe de; aslında her şey değişmeye devam ediyor… Biliyoruz ki devletler, toplumlar ve insanlar iletişim kurarak yaşamlarını sürdürüyorlar. İşte …Devamını Oku

1 Konu 1 Yazar: Tuba Şatana, Aşçı Adayları Hazır Mısınız?

İnsanların doymak ihtiyacının uzantısı demek yanlış olmayacaktır aşçılık mesleğine. Ev dışında yemek yiyen insanları doyurmak için yemek pişirmek ve bunun karşılığında da para kazanmak ile başlayan bu naif meslek, şu an dünyanın en prestijli, en havalı mesleği belki de. Değişik malzemeleri, değişik pişirme tekniklerini kullanarak yenilecek sanat yapmak da aşçılık, buna günümüzdeki fine dining’i örnek olarak verebilirim, esnaf lokantasında her gün sıcacık ev yemeği yapmak da. Ve bence ikisi de …Devamını Oku

1 Konu 1 Yazar: Onur Daylan, Halil İbrahim Sofrası: Bir Ütopik ve Distopik İştah

Bu yazının genişletilmiş İngilizce versiyonu Kök Projekt tarafından 2-8 Aralık 2016 tarihlerinde gerçekleşen Avustralya Gastronomi Sempozyumu’nda sunulmuştur. Ütopya… İnsanlar için vaat edilen yeni topraklar, yeni bir cennet belki de. Ulaşmak istediğimiz, herkesin mutlu, müreffeh olduğuna kanaat getirdiğimiz bir toprak. Bu ülke Thomas More (1478-1535) tarafından hayâl edildi. Dönemi itibarıyla yankı uyandırdı, birçok ardılına ilham verdi. More’un hayal ettiği sofrayı acaba Barış Manço’nun Halil İbrahim sofrasında bulabilir miyiz? Orada anlatılan sofra …Devamını Oku

1 Konu 1 Yazar: Jilber Barutçiyan, Mantarların Kare Ası

Yaz sonu yağmurlarıyla başlayan ve kış aylarına kadar süren dönem mantar tutkunlarının “av” sezonudur. Doğada mantarlar üremek için ılıman sıcaklıklara ve yağmurun getirdiği neme ihtiyaç duyarlar. Doğada yetişen mantarlar konusunda Türkiye özellikle Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında tartışılmaz bir zenginliğe sahip. Dünya mutfaklarında yer etmiş değerli mantar türlerinin tamamı ülkemizde bol miktarlarda yetişiyor. Avrupa’da nadir bulunan, kimileri koruma altına alınmış türler bile ülkemizde bol miktarlarda bulunabiliyor. Yurtdışındaki meslektaşlarımla yenen ve değerli türler …Devamını Oku

1 Konu 1 Yazar: Süleyman Dilsiz, İstanbul’un Balıklarını Bilmek İstanbullu Olmak Demek!

Evvel zaman içinde Marmara’nın masmavi sularında hepsi kendince boylu poslu “denizin delikanlıları” volta atarmış. Külhanbeyi, artist, filozof, okumuş, romantik, kaytan bıyıklı, inatçı ama hepsi mevsiminde her daim şık ve bakımlı delikanlılarmış! Hepsi mevsimine göre sahne alırmış İstanbul’un Boğaz’ında! Öyle ki “balık” için İstanbul’un gelmiş geçmiş bütün uygarlık dönemlerinde balığa hep simgesel anlamlar yüklenmiş! Edebiyatında, çinisinde, heykelinde, resimlerinde bile! Bu bazen palamut, bazen lüfer, bazen uskumru ya da başka balıklar olmuş! …Devamını Oku

1 Konu 1 Yazar: Nilay Örnek, Maydanoz Rakının Gamzesidir

“Sürekli kadeh tokuşturmak, bol bol ‘Şerefe’ demek normal midir? Rakının içine kiraz, nane, maydanoz atılır mı? Su mu önce konur, rakı mı?” Ve daha pek çok merak edileni biz sorduk, rakı danışmanı Mehmet Başkaya yanıtladı. Ve minik bir rehber ortaya çıktı… Ustasını bulmuşsan nedenini nasılını, adabını ayıbını soracaksın… En azından ben öyle yapar, çok şey öğrenirim. Geçtiğimiz aylarda muhabbetli, mezeli-rakılı bir masada, yıllarca Türkiye’deki rakı üretiminde çok önemli görevler üstlenmiş …Devamını Oku

Konuk Yazarımız: Oğul Türkkan, Kokteylin Bilinmeyen Tarihi

KOKTEYL NEDİR VE KOKTEYL KELİMESİ NEREDEN GELİR? Bu sorunun çok belirgin bir cevabı olmasa da bazıları kokteyl kelimesinin Fransızca yumurta kabı olan “coquetier” kelimesinden geldiğini savunur. New Orleans’lı bir eczacının “coquetel” adlı değişik karışımlarını bu kabın içinde sunduğu kokteyl kelimesinin de buradan geldiği söylenirdi. Bir başka teoriye göre ise eski dönemde meyhane işletmecileri farklı içecekleri işaretlemek için horoz kuyruklarındaki (cock’s tail) tüyleri kullanırdı ve kelime buradan doğmuştu. Henüz hala tam …Devamını Oku

Konuk Yazarımız: Fahri Gediz, Tarihin ve Lezzetin Toprakları: Dordogne

Bordeaux’dan doğuya doğru yaptığınız 2-3 saatlik araba yolculuğu sonunda onunla karşılaşırsınız. L’isle nehri süzülerek bu cennet topraklara kaynak olur. Ondan aldığı güçle toprak, Fransa’nın en güzel sebzelerini, meyvelerini, trüf mantarlarını sunar. Arabanızdan gıcırtılar gelse kendinizi 15.yüzyılda bir at arabasında sanırsınız. Etrafınızda o dönemden kalma korunmuş şatolar, medeniyetin yok etmediği bir doğa, kulağınızda L’isle nehrinin gürül gürül sesi, burnunuzda dağ çiçeklerinin kokusu… Dordogne’a hoşgeldiniz! Burayı ilk kez 2005 yılında ziyaret ettim. …Devamını Oku

Konuk Yazarımız: Jilber Barutçiyan, İlkbaharın En Lezzetlisi: Kuzugöbeği

Mantar toplayıcıları için “kuzugöbeği” mantarı bulmak bir gurur meselesidir ve mantarcılar da bu konuda balıkçı ya da avcılara benzer bir yarışma halindedir. Güney Fransa’da ileri yaşlarda bir meraklı hayatı boyunca topladığı tüm “kuzugöbeklerini” tek tek saymış ve şu anda yaklaşık 68 bin mantarla birinci, en yakın takipçisi ise 30 binlerde bir sayıyla onu takip ediyor. Şahsen 25 yıla yakın bir sürede İsviçre’de en fazla 30 tane buldum bu mantarlardan. 2014 …Devamını Oku

18 Yaşından büyük olduğunuzu teyit etmek için lütfen doğum tarihinizi girin.

- -


“Türkiye’de son yıllarda hızla gelişen turizm ve gastronomi sektörüne hizmet vermek amacıyla hayata geçen International Wine and Spirits Academy (IWSA) bir Mey/Diageo Türkiye kuruluşudur.

Alkollü içecekler sektörü çalışanlarının kariyer ve kişisel gelişim yolculuklarında profesyonel başarı için öncü bir kuruluş olmayı hedefleyen IWSA Fermente ve distile içecekler hakkında aranılan her türlü bilginin bulunabileceği bir eğitim ve uygulama merkezi olarak Türkiye gastronomi sektörü için büyük bir açığı da kapamayı hedeflemektedir.”