Go to Top

Konuk Yazarımız: Umay Çeviker

Sahne 1

2013 yılının Ekim ayının son günleri. Rioja’nın Alta bölgesi için hala hasat dönemi. Buradaki hareketliliğin merkezi olan küçük Haro kasabasındaki tarihi Arrope Oteli’nin barında, Digital Wine Communications Conference (DWCC) katılımcılarından küçük bir grup ile bölgedeki ilk günümüzün değerlendirmesini yapıyor ve Rioja’nın köklü üreticilerinden CVNE’de birkaç saat önce sunulan ve sonrasında oldukça makul bir fiyata şaraphaneden temin ettiğimiz, olağanüstü 1976 Imperial Gran Reserva’nın keyfini çıkarıyoruz. Birkaç adım yanımızda, aynı günün sabahında tanıştığımız, köklü ancak küçük bir üretici olan Gómez Cruzado’nun şarap yapımcıları, hasat zamanı olması nedeniyle mesai yaparken, kısa bir mola vermiş ve birer fincan kahve içiyorlar. Masamıza davet ediyor ve şarabımızdan ikram ediyoruz. Aralarında İspanyolca olarak hararetle tartışıyor, daha sonra yorumlarını iletiyorlar. Ardından izin istiyor ve ayrılıyorlar. Yarım saat sonra, ellerinde şaraphanenin amiral gemisi Honorable Gran Reserva’nın 1964 rekoltesi ile çıkageliyorlar. Cömertlikleri sayesinde bir haftalık Rioja maceramızın en özel şaraplarından birini tadıyoruz.

Köklü tarihini bunun gibi sürprizlerle gözler önüne seren Rioja, aynı zamanda İspanyol kalite sınıflandırmasındada, Priorat ile birlikte en üst seviye olarak kabul gören DOC (Denomenacion de Origen Calificada) statüsüne sahip iki bölgeden biri.

19. Yüzyılın ikinci yarısında önce Marqués de Riscal, hemen ardından da Marqués de Murrietave López de Heredia öncülüğünde bugün bilinen Rioja tarihinin ilk adımları atılıyor. Bu öncülerin tercihi ile, Pirenelerle ayrılan sınırın 300km kuzeyinde yer alan Bordeaux’nun etkisinde gelişen bu dönemde Rioja bağlarına Cabernet Sauvignon bile dikiliyor. Üretimin büyük bölümü ise fıçılar içinde demiryoluyla, o sıralar filoksera belası ile boğuşan Bordeaux’nun şarap açığını kapatmak için gönderiliyor. Belli ki Fransız şarapseverler, Rioja şaraplarında kendilerininki ile ortak noktalar buluyorlar. Bu, o denli yoğun bir ticaret ki, Rioja denince ilk akla gelen; CVNE, Muga, La Rioja Alta ve López de Heredia gibi sembol üreticilerin şaraphaneleri bugün hala Haro tren istasyonunun etrafında sıralanıyorlar.

20. yüzyılın başlarında Bordeaux’nun sorunlarını aşması ve asma bitinin Rioja’ya ulaşması ile Fransız ilgisi azalıyor.Bölge, ülke içindeki ayrıcalıklı yerini korusa da, farklı bölgelerden ve küçüklü büyüklü yetiştiricilerden gelen üzümlerin hızlıca işlenmesi sonrasında eski Amerikan meşe fıçılarda uzun süre bekletilmesine dayalı Rioja geleneği, savaşlar ve yoksullukla geçen neredeyse koca bir yüzyıl boyunca ilgi yokluğu, bakımsızlık, aşırı verime dayalı bağcılık gibi nedenlerle atılım gösteremiyor.

1980’li yılların başında Kaliforniya, Toscana ve bir kez daha Bordeaux etkisindeki yeni akım, her zaman üreticilerin kendi bağlarından gelmese de, üzümün kalitesi üzerine yoğunlaşıyor. Uzun, soğuk maserasyon ve modern fermantasyon yöntemleri sayesinde daha olgun ve meyveli şarapların yeni Fransız fıçılarda, ancak daha kısa süre bekletilerek şişelendiği, yapılı, zengin kırmızılar ortaya çıkıyor. Yinede Rioja kavraması bu kadar da kolay olmayan bir bölge. Aynı zaman diliminde farklı gelenekleri yaşatması bir yana aynı üreticinin ürün gamında bile çoğu zaman her iki stile de yer veriliyor.

Günümüzde bazı üreticiler her iki akımın da Rioja’nın toprak ve iklim özelliklerini yansıtmakta yeterli olmadığını düşünüyor. Geleneksel stilin üzümden ziyade yıllandırma yönteminden gelen özellikleri öne çıkardığını, yeni akımın ise uluslararası stilde, olgun ve yüksek alkollü şaraplar vererek bölgeselliği maskelediğini düşünüyorlar. Bu amaçla, belirli bir bölgede, kendilerine ait bağlarda yetiştirdikleri üzümleri işleyerek bölgeye ait özellikleri şaraplarına yansıtmayı hedefliyorlar. Şarap haritasına Numanthia’daki başarıları ile Toro bölgesini armağan eden Eguren ailesi (Seňorio de San Vicente), Priorat ve Bierzo’daki misyonlarını sürdüren ama baba ocağı olan Rioja’ya dönen Alvaro Palacios (Palacios Remondo) ve İspanyol şarapçılığının dahi çocuğu, kariyerini Navarra ve Rueda gibi bölgelerde kanıtlayan Telmo Rodriquez (Remelluri) bu yeni misyonun öncülerinden.

Sahne 2

Rioja için oldukça genç sayılabilecek, 27 yaşındaki Roda, bölgenin belki de en deneysel üreticisi. Rioja Alta’da, 552 ayrı Tempranillo klonunu tek bir parselde yetiştirip farklılıklarını izledikleri bağdayız. Roda’nın karizmatik direktörü Agustin Santoloya, her klondan 15 asmanın yer aldığı bağdaki klonların olgunlaşma süresi, şeker ve asit seviyeleri gibi tüm verilerinin 2000 yılından bu yana kaydedildiğini söylüyor. Bu sayede bağlarında biyolojik çeşitliliği artırmayı amaçladıklarını ve iklim değişikliği şartları zorladığında bölgeyi terk etmek yerine koşullara uyum sağlamayı hedeflediklerini anlatıyor. Her bir asması tek tek numaralandırılmış Tempranillo’ların görüntüsü olağanüstü.

konu2-2

Günümüzde, Tempranillo Rioja’nın tartışılmaz hakimi. Bundan 40-50 yıl önce, Garnacha (Grenache) miktarı daha fazla iken bugün Rioja bağlarının sadece beşte biri bu üzümle kaplı. Yetiştirilmesi oldukça zor bir üzüm olduğu için çoğunlukla bağlardan sökülmüş olan Graciano ise son zamanlardaki çabalar sayesinde yok olmaktan kurtarılmış ve oldukça yaşlı asmalarla varlığını sürdürüyor. Bir diğer üzüm ise Mazuelo (Carignan). 2009 yılından bu yana Maturana üzümüne de izin veriliyor. Rioja bir kırmızı şarap bölgesi. Üretimin sadece yüzde yedisini oluşturan beyazlarda ise Viura, Malvasia ve Garnacha Blanco kullanılıyor.

İspanya’nın bu en küçük coğrafi bölgesi kendi içinde üç alt bölgeye ayrılabilecek kadar farklılık gösteriyor. Kuzey batıdaki Rioja Alta, bölgeyi kuzey hattı boyunca sararak Atlantik’ten gelen yağışlardan koruyan ancak serin esintilerinden mahrum etmeyen Sierra Cantabria sıradağlarının ve Ebro Nehrinin güney kısmında yer alıyor. Nehrin hemen kuzeyindeki komşusu Rioja Alavesa’nın en büyük farkı buranın Bask bölgesine dahil olması. İki bölge arasındaki gözle görülmez sınırı her geçişinizde farkedilen tek değişiklik yol levhalarındaki hakim dil. Rioja Baja ise her iki bölgenin de doğusunda yer alan ve Akdeniz ikliminin etkisini gösterdiği bölge. Burada hala Garnacha daha çok ilgi görüyor ve hasat diğer iki bölgeye göre bir ile bir buçuk ay kadar daha önce tamamlanabiliyor.

Yetiştirilmesi kolay, erkenci bir çeşit olan Tempranillo’ya olan ilgi sadece Rioja ve komşu Ribera del Duero ile sınırlı değil. Pek çok farklı isimle anılsa da, başta orta İspanya’nın geniş düzlükleri ve Portekiz olmak üzere hızla yayılıyor. Öyle ki, 1990 yılında dünyanın en yaygın 24.üzümü iken bugün Cabernet Sauvignon, Merlot ve şaraptan ziyade brendi yapımında kullanılan ve La Mancha düzlüklerini kaplayan Airen’in ardından, kapladığı toplam bağ alanı göz önünde bulundurulduğunda, 4. sırada.
Sahne 3

Yine Roda’da, bağ ziyareti ve ürün gamının tadımı sonrası yemekteyiz. Agustin Santoloya bizlere bir sürprizi olduğunu söyleyerek üzeri tamamen kapalı iki şişeyi getiriyor. Belli ki kör tadım oyunu oynayacağız, ancak yöntem bu kez oldukça farklı. Santoloya şişelerin birinde 1994, diğerinde de 1995 yıllarına ait Roda 1 Reserva’lar olduğunu söylüyor. Her ikisi de Rioja için yakın tarihin en iyi rekoltelerinden. Ardından, her iki yılın iklim koşullarını şiirsel bir dille, ay ay, mevsim mevsim anlatıyor. Sonrasında da bu koşulların hangi şarapları vermiş olabileceğini bulmamızı istiyor. Mükemmel bir oyun. Ancak, tarihine, toprağına, iklimine bu denli sahip çıkan yerlerde rastlayabileceğiniz nitelikte!

ItaloCalvino,‘Görünmez Kentler’(Le cittáinvisibili, 1972)adlı romanında Tamara isimli şehri tanımlarken ondaki tüm işaretlerin ziyaretçiyi yanıltmaya yönelik olduğundan söz eder ve şöyle bitirir: ‘Tamara’dan, onu keşfedemeden ayrılırsınız’.

Rioja da, önyargılarla gelen ziyaretçi için benzer tehlikeler taşıyor: Roda’nın şarap yapımcısı sipariş ettiği Fransız fıçılar istediği miktarda ‘kavrulsun’ diye her defasında Fransa’ya gider ve fıçıları tek tek koklarken, Bodegaslan yirmi bin fıçılık mahzeninde aktarma işlemi ile baş edebilmek için endüstriyel vinç hatları kullanıyor.

Muga’nın ‘Crianza’ olarak adlandırılan etiketi meşe fıçıda iki yıl bekletildiği için aslında bir ‘Reserva’ iken López de Heredia’nın efsanevi Vińa Tondonia ‘Reserva’sı meşede altı yıl bekletilmeden şişelenmiyor.

Dünyaca ünlü mimarların oyun alanı haline gelmiş bölgeden Frank Gehry’nin Marqués de Riscal için tasarladığı binadan mı yoksa Santiago Calatrava’nın Bodegas Ysios’undan mı daha çok etkilenerek ayrılacağımı düşünürken, aklım adını ilk kez duyduğum Bask mimar Ińaki Aspiazu Iza‘nın Baigorri şaraphanesinde kalıyor.

Siz de Rioja’yı ziyaret ederseniz umarım bölge hakkında sahip olduğunuz önyargıları bir kenara bırakır ve sadece bu eşsiz bölgenin ve şaraplarının keyfini çıkarırsınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

18 Yaşından büyük olduğunuzu teyit etmek için lütfen doğum tarihinizi girin.

- -


“Türkiye’de son yıllarda hızla gelişen turizm ve gastronomi sektörüne hizmet vermek amacıyla hayata geçen International Wine and Spirits Academy (IWSA) bir Mey/Diageo Türkiye kuruluşudur.

Alkollü içecekler sektörü çalışanlarının kariyer ve kişisel gelişim yolculuklarında profesyonel başarı için öncü bir kuruluş olmayı hedefleyen IWSA Fermente ve distile içecekler hakkında aranılan her türlü bilginin bulunabileceği bir eğitim ve uygulama merkezi olarak Türkiye gastronomi sektörü için büyük bir açığı da kapamayı hedeflemektedir.”